Sosya zeka

Sosyal zeka basit anlatımları ile ;

  • İnsanları en gerçekçi ışıkta görebilme yeteneğidir.
  • Sosyal zekâ saflıktan çıkıp, gerçekçi olabilmektir.
  • İnsanları önyargısız olduğu gibi görebilme yeteneğidir.
  • Sosyal açıdan muhatap olunan insanların enerjilerine uyum sağlayabilmektir.
  • Sosyal açıdan muhatapların, dünyayı nasıl deneyimlediklerini, nasıl mutlu olduklarını gözlemleyebilmektir.

 

Sosyal zekâ, insanlar arası iletişimimizde, konuşmalarımızın içeriklerini, kılık kıyafetimizi, yaptığımız işleri, tarzımızı, kendimizi ve işlerimizi ifade ederken kullandığımız zekâmızdır. Sosyal zekâyı ifade etmenin en büyük aracı işimiz, çalışmalarımız ve çalışma şeklimizdir. Sosyal zekâyı açıklamaya örneklerden birisi de, neyi, nasıl yaptığımızla alakalıdır. Yani nasıl yaptığımız, yapış şeklimiz sosyal zekâmızı ortaya koymaktadır.

Sosyal zekâyı iyi kullanabilmek için insanlara söylediklerimiz ve sunduklarımız kolay ve anlaşılabilir olmalıdır. Bu anlamda, işlerimize odaklanabilmemiz, çalışmalarımız, sosyal olarak kendimizi ifade etmemiz, yetenek düzeyimizi de yükseltebilmemize neden olacaktır. Dünyaya karşı sergilediğimiz kişilik başarılarımızda önemli rol oynayacaktır. Her insan duruşuyla aslında sosyal olarak bulunduğu ortama mesajını iletmektedir. İnsanlar kendisini tanıtıp ifade ederken, mutlaka dikkat çekecektir. Çekilen bu dikkatle,  insanın kendi kişiliğini ortaya koyarken aslında sosyal zekâlarını da göstermiş olurlar.

Belirli bir kişilik oluşturmak, bu kişiliği ortaya çıkarmak, sosyal zekânın bir ürünüdür. Gündelik yaşamda, önemli olan uzun vadeli sonuçlardır. İşleri olabildiğince verimli biçimde bitirmektir. Sosyal zekâyı kullanabilen insanlar, insanları değil yaşamı yönetmeleri gerektiğini çok iyi bilirler. Sosyal zekânın ne olduğunu bilmek, bunu gündelik haytamızda kullanmak, başarı ve mutluluğumuzda katkısı olacaktır. Sosyal zekâya sahip olmayan, ya da kullanamayan insanlar, daha çabuk para kazanmak, halkın ya da medyanın ilgisini çekmek ve güzel görünmek gibi kısa vadeli konulara daha çok önem verirler.sosyal-zeka

Reklamlar

Yaşadığımız zaman içerisinde insanlar neye göre karar alırlar, düşünme biçimleri nelerdir? Nasıl bir hayat yaşıyorlar?

Yaşadığımız zaman içerisinde insanlarımız, menfaatleri doğrultusunda veya başkalarının istediği gibi olmak adına , doğru ya da yanlış kavramlarını göz önünde bulundurmadan karar alabiliyorlar. Menfaatleri yönünde  işine nasıl gelirse, öyle hareket etmekten çekinmiyorlar. Bunun altında yatan sebepleri incelemek gerekirse;

  • Yüksek özgüven,
  • Tatmin olmayan ego,
  • Taklitçilik,
  • Aşırı etkilenme,
  • Başarıya giden her yol mübahtır anlayışı.

Bunun neticesinde insanlarımız, hem başarısız hem de mutsuz olabiliyor. Başarılı olsa da mutsuz olabiliyor. Her zaman istediklerini elde etmek içinde aceleci davranıyorlar. Acele elde edilen ise tam bir tatmin sağlamıyor, kıymetli olmuyor. Doğru karar alamamak bizleri aceleye sevk edebiliyor.

Yaşam ise doyum içerisinde yaşanılması gerekir ki, insanlar mutlu olsun. Elde edilen başarı yüz güldürsün. Hayat hızlı yaşandığı için pratik olabiliyor, ama keyifli olmuyor. Kolay ulaşılan her şeyden çabuk vazgeçiliyor. Aksine bu durumdan ortaya çıkan sonuçlar da cabası oluyor. Peki, ama ne yapmak gerekir? Yerinde, zamanında ve kıvamında bir hayat yaşayabilmek için beklentiler ve bakış açısı çok önemlidir. Elde edilen her kıymetin bir zahmete ihtiyacı vardır. Rahata erişebilmek için konforun bozulması gerekir. Hayattaki huzur, dinginlik ve sağlamlık için doğru hedefler belirlenmeli, amaçlar için çalışılmalı ve hepsinden önemlisi doğru seçimlerle, doğru kararların alınması gerekir. Aslında işin özünde seçim yaparken, doğru seçim yapabilme becerisi yatmaktadır.

 

Çağımız insanı doğru hedefler koyamadığı için elbette doğru kararlarda alamıyor. Yaşanılan ortamda, medyanın, sosyal ağların, eğitim kurumlarının, aile yapısının ve sokak kültürünün belirlediği ortalama bir hayatın peşinden koşup gidiyoruz. Oysa her kişi kendine özgü olabilmeli. Kendine has hedefler çerçevesinde doğru yolu bulabilmelidir. Başkalarının düşüncelerine saygı duymakla beraber, kendi iç sesine, kendi doğrularına ve kendi isteklerine kulak verebilmelidir. Moda davranışlardan ve moda mesleklerden daha az etkilenmelidir. İstediği işi yapabilmeli, istediği bölüm eğitimini alabilmelidir. Başkasının karar verdiği hayatı değil, kendi istediği hayatı yaşayabilmelidir.

 

Doğru alınmayan bir kararla bir insanın hayatı kararabiliyor. Yanlış meslek seçimi, yanlış eş seçimi bir ömrü boş yere heba edebiliyor. Belki de ilk öğrenimden itibaren doğru kararlar ve doğru seçimler üzerine eğitimler verilmeli. Hatta bu konuda ders bile olmalıdır. İnsanlarımızın çoğunluğu yaşadığı hayatı beğenmiyorsa işte temelinde bu sorun yatmaktadır. Ömrün ilerleyen zamanlarında meslek değiştirmeler, boşanmalar yada kadere küsmeler çıkabiliyor. Ortaya kendi için değil başkaları için yaşayan milyonlarca insan çıkabiliyor.